gündüz buraya yazmak için güzel bir şey bulmuştum. ne olduğu hakkında bir fikrim yok, sadece güzel olduğu kalmış hatrımda. düşündüğüm zaman olumlu duygular uyandırıyor ve ben bu duygulara güveniyorum. insanın aklına bir şey gelmesi ve bunu hatırlayamaması çok tuhaf. halbuki o kadar net ki her şey, uzanmış televizyon seyrediyordum ve aklıma gelen bu şeyi bir yere not etmeye üşenmiştim. ama bunu unutarak harcamayı da hiç istemiyordum. durduk yere kendimi sıkıntıya sokmuştum; uzanmaya devam etsem içim rahat etmeyecekti, kalksam gerçekten rahatım bozulacaktı. bir an can çekişerek öleceğimi sanmıştım. sonra uzanmaya devam etmiş ve bu şeyi daha sonra da hatırlayabilmek için iyice aklıma sokmak amacıyla üzerinde çokça düşünmüştüm. ilk seferinde aklıma gelmeyeceğini biliyordum, bu yüzden hatırlaması kolaydan zora doğru ilerleyen ipuçlarından bir merdiven tasarlamıştım. acaba neydi diye kendime sorduğumda aklıma ilk ipucu gelecek, o ipucu bir sonrakini hatırlatacak, o da öbürünü derken basamak basamak çıktığım merdivenler sayesinde hedefe ulaşıcaktım. bu tam olarak, yerimden kalkmadan kumandaya erişebilmek için kollarımın uzandığı her nesneyi denemeye benziyordu ve ben her defasında aynı kanalı izlemek zorunda kalıyordum. galiba paragraf çok enteresan bir noktaya geldi. mesela bu unuttuğum şeyin hep aynı kanalı izlemek zorunda kaldığım olduğunu farz edelim, o halde hep aynı kanalı izlemek zorunda kaldığımdan bahsetmemem gerekiyordu. çünkü bu bir olumsuzluğu temsil ediyor ama unuttuğum şeyin bu olması, yani bir anlamda hatırlamam, bunu birden olumlu yapıyor. belki de bu çelişki, o şeyi unutmama neden olan doğaüstü bir dengedir.
0 comments:
Post a Comment