hafızasını kaybedenlerin, yeni doğmuş bir bebek gibi sıfırdan başlamak yerine, sadece insanları ve mekanları hatırlamamakla yırtmasını uzunca bir süre aklım almamıştı. hafıza kaybolmuş, yani sonradan edinilen tüm veriler silinmiş ya da şimdilik ulaşılamıyor. buna karşın o insan, çişi geldiği zaman tuvalete gitmesi gerektiğini, çıplak ayakla taşa basarsa karnı ağrıyacağını ve kıyma yerse midesinde kurt olacağını biliyor. şimdi alt beyin, üst beyin diye işin teknik detayına girmek istemiyorum. tuhaf işte, inadına normal bir şeymiş gibi göstermeye çalışmanın alemi yok. hatta düşününce öyle tuhaf ki bu cidden, neden herkes işi gücü bırakıp bu konu üzerinde konuşmuyor, anlamak mümkün değil. bir holivut filminin, göktaşı çarpmasına 12 saat kala sırayla gösterdiği dünya başkentlerindeki görüntüler gibi, tüm insanlar el ele verirsek, sanırım bu işin üstesinden gelebiliriz.
0 comments:
Post a Comment